bu da gecer ya huu

  vampirsel bir ileti girin
 tanımlar   dostum olmalı   mesaj gönder 

  • bira sisesi
  • hayal gibi konseri
  • adamkadmon
  • mutluluk
  • gunluk
  • poset cay
  • tavsan kani
  • otlakci
  • milat
  • metronom

bir orman veya deniz kenarında kırk yılda bir vakit bulup, yaptığınız yürüyüşten almakta olduğunuz zevkin içine eden görüntü... rakı şişesi görülse en azından "abiler yine mehtaba çıkmış dün gece" denir de, bira şişesinin içinde leyla mı olur, efkar mı tanrım! merhaba bir uğrayayım dedim de ;)

(#188761, 23/05/2008 11:26)

göksel baktagirin, boğaziçi (hayal gibi 1) ve hayal gibi 2 albümlerinin konseri...
vampircik yazarlarında en başından beri farkettiğim ayrıcalık ciddi bir sanat sever kitleden oluşması ve bu kitlenin yaşı küçük zevki büyük olduğu tanımlardan rahatlıkla okunabilmesi bu konserden haberdar edilmeniz gerektiğini düşündürdü ve sevgili hitit cadısının da yardımları ile sizlere duyuruldu ki kendisine müteşekkiriz...
basın mensubu bir kaç sözlük yazarı arkadaşımız ve basın mensubu olmayan birkaç sözlük yazarı arkadaşımızla bendeniz bu konserdeyiz, göksel baktagir, hüsnü şenlendirici, ismail tunçbilek, bu isimlerin bulunduğu bir konserin ne olduğunu ben anlatmayayım, buyrun gelin diyelim ve teşriflerinizden ziyadesiyle memnun olacağımızı ve şimdiden teşekkürlerimizi iletelim, sevgiler

(#79954, 31/01/2007 14:29)

o bir şiir...
o bir roman...
o bir resim...
tasvirleri kelimeleri ve cümleleriyle o bir adamkadmon...
her haliyle zor insan olduğunu anlatan ifade şekli, her haliyle zoru seven tercihleri...
satır aralarında yatan son samurayın hassasiyeti, satır üstlerinde asil kılıçlar sallayan şovalye...
tanımlarını eksik etmemesiyle çalışkan ve prensipli, cümle sonuna koyduğu noktalarla kararlı, tavrı tepkili, cesur, tuhaf, romantik ve alim kişilik, tanımları sürekli silinme kaderi yaşayan nev-i şahsına münhasır yazarımız.

(#62374, 17/11/2006 15:49)

mutluluk nedir? ille şen kahkahalar mıdır şahitler huzurunda, ille hiç bir tasanın kaygının olmaması mıdır...
mutluluk umuttur ve hala intihar etmiyorsa kişi mutludur çünkü umudu vardır fakat bunu göremez, dillere pelesenk olmuştur şikayetler, nasılsın sorusuna iyiyim der ya da demez ama arkasından muhakkak ekler sorma ya ölüyorum diye, hayır ölmüyorsun, ölsen orada o soruya muhatab olamazdın, ille dertlerimiz olmalı, ya babamızdan ya anamızdan ya eşten ya dosttan ya da külliyen hayattan, bu bir gelenektir insanoğlunda, acılardan primler yapılır, derdin varsa sosyal ortamda çok kolay yer edinilir, sohbet malzemesi boldur, aslında konu saf haliyle dedikodudur, mutlu olmamak için çabalar sarfedilir, hayır benim acım seninkinden daha büyük, benim derdim senin derdini döver yarışlarına girlir, hele de insanların şahit olduğu meselelerimiz varsa asla mutlu olma hakkını göremeyiz kendimizde, ele güne nasıl açıklanır filanca derdin varken mutlu olmak...
mutluluk bünyede sabit bişeydir, onu kullanıp kullanmamak marifete tabidir, mutluluk en önce kişinin
kendisini sevmesidir, acılar mutsuzluk sebebi değildir, acılar mutluluğun kıymetini bilme mutluluğun ne
olduğunu görme sebebidir, gülmek her zaman mutluluk değildir ama gülmemek mutsuzluk değildir, ağlamak, sinirlenmek, kırılmak... onlar adları üzerinde olan duygulardır, mutsuzluk diptir, en dip, istediğiniz tek şeyin ölmek olduğu, mutluluk beyinde uyuşukluk değil aksine enerjidir, coşmalar uçmalar falan filan yani aşırı duygular, sadece neşeye ayarlanmış durumlar ve beynin başka faaliyet gösterememesi beynin uyuşmasıdır, hüznün içinde mutluluk olmasa mecnun sadece deli olurdu, leyla faslından geçemez elinde bir direksiyon düt düt diyerek gezerdi çöllerde, gerçi o devirde direksiyon olmayabilir, pozitif o bu uyduruk kişisel eğitimlerle değil içinize kendiniz bir bakın....
ben bir polyanna mıyım yoksa?

(#57918, 30/10/2006 23:34)

günlük yalnızlığın giderilmesi değildir,günlük bir yaşam şeklidir,olaylardan ziyade olayların yaşattığı öğrettiği anlatılır, başkalarına anlatılamayacak duygular değildir, paylaşmak istenmeyen duygulardır, insanların sizi anlamasını istmediğiniz mevzulardır...
günlük kişinin kendini gördüğü ve oldurduğu yerdir, kendine telkinleridir...
bazen yaşadıklarınızı yazarsınız bazen yazmak için yaşarsınız ve yalnızlığı gidermek için günlüğe koşmaz, günlüğünüze kavuşmak için yalnızlığa koşarsınız...
ve günlükler geçmişin şahitleri değil geleceğin şahitleridir, on yıl önce yazdıklarınız bu günü anlatmaktadır eğer sadece olaylarda kalmadıysanız, olayların günlüğünü gazeteler tutar...
ve adı günlük olmasına karşın her gün yazılmak zorunda değildir muhasebe defteri gibi, hayır ben istikrar sağlamalayım diyerek kendinizi disipline sokma mekanı değildir o sayfalar, o sayfalar dışarda görünenin aksine bir çok dağınık hayatlarınızdır, çelişkilerin diyarıdır günlük....
ayrıca bir göksel baktagir albümünün adıdır.

(#57698, 30/10/2006 10:47)

poşet çay asrın çaldıklarına oluşturduğu kısa yoldur, hayatımızdaki herşeyi bir gün poşete sokabilirler, maksat çayı da demlemeyin sohbet de etmeyin, robot makinelerden sıcak suyunuzu alıp robot gibi bakın hayata...

(#57619, 30/10/2006 00:51)

çek bir çay derken ekler kahvedeki abilerimiz "tavşan kanı olsun", çay kültürümüzün zengin tanımlarından biridir paşa çayı, ince belli ve benzerleri diyeceğim ama başka bulamadım, bu arada yan tarafa poşet çay gelmiş...

(#57610, 30/10/2006 00:40)

otlakçı otlanan kişiye denir, tabii bir de çayır lazım bu arkadaşlara otlak arazi misali, otlakçı otlak araziyi
gözünden tanır, en klasik otlakçı malzemesi sigaradır, "bi sigara versene abi paket taşımıyorum
bırakacağım da", aylarca paket taşımaz, otlakçının büyümüş hali ortakçıdır, hayatınıza sermayesiz ortak
olurlar, hatta o kadar olurlar ki ileride tüm hisseleri alıp hepsi benim derler, en acısı hayallerinizdir, ertesi
gün karşınıza çıkıp sizin hayallerinizi "ben böyle düşünüyorum sen ne dersin?" diye en gevreğinden
pişkininden tutamayacağım kendimi yüzsüz oğlu yüzsüzünden sorarlar size, bunu dün ben anlatmıştım
deseniz de alacağınız cevap "a! sahiden mi? ne kadar çok ortak yönümüz varmış, hiç hatırlamıyorum dün
anlattığını" olur, bunlara hayal hırsızı da diyebiliriz, öyle ki otlakçı arkadaşlarımızı mumla aratırlar, onun için bırakalım iki sigara otlansınlar arada bir...

(#57592, 30/10/2006 00:10)

hayatın dönüm noktalarında yeni başlangıçlar için de kullanılır.

(#57555, 29/10/2006 21:48)

periyodik aralıkları istenilen hıza göre ayarlanabilen tık tık tık tık diye ses çıkaran alet. daha ziyade ihtiyaç duyulan an şudur; her hangi bir saza heves etmiş öğrenci lakin kulak yok, hoca dayar metronomu "allah aşkına şu aralıkta vur sazın teline" diye yalvarır, hey haaat yine geç kaldı arkadaşımız ama azmin elinden bişey kurtulmaz....

(#57552, 29/10/2006 21:36)

vampir gücü
. Toplam Tanım: 25
. Son Ziyaret: 2008/05/24 21:24
Dostları
Rastgele
. morcivert
. anjeliq
. mehmet volkan balbay
. deus ex machina
. reverdi
. hazeyame
. mucize
. intoxicated
. catallastik
. delice zeytin
vampir :